Ben bilmek için öğrendim Onlarsa bilinmek için

BİLMEK İÇİN ÖĞRENMEK Tarih biyografisi ve monografi sahalarında erişilmesi çok güç bilgisiyle, dünya çapında bir şahsiyet olan İbnülemin Mahmud Kemâl (İnal)’a sormuşlar: – “Sizdeki bilginin çok azına sahib olmalarına rağmen sizden çok daha fazla tanınanlar var. Bunun sebebi nedir?” Şöyle cevap vermiş: – Ben bilmek için öğrendim, onlarsa bilinmek için!  

Öğrenci ve Öğretmen

Okuduğunu anLamayanLara, anLadıklarını anLatmayanLara; (Okur cahil oLmayaLım) Öğrenci ve Öğretmen Öğrenci-Öğretmen – -Bir makine nedir? -Neden gülüyorsun sen? +Mühendislik okumak benim çocukluk hayalimdi, efendim. Sonunda burada olduğum için çok mutluyum. -O kadar hevesli olma.Makine’yi tanımla. +Bir makine, insanın daha az emek harcamasını sağlayan herhangi bir şeydir. -Daha ayrıntılı, lütfen? +İşi kolaylaştıran, ya da zamandan kazandıran herhangi bir şeydir makine. +Sıcak günlerde, bir tuşa basarsınız,serin hava gelir. +Klima Bir makine! +Kilometrelerce uzaktaki arkadaşlarınızla konuşursunuz. Telefon bir makine! +Saniyeler içinde milyonlarca işlem yaparsınız. Hesap makinesi bir makine! +Etrafımız makinelerle dolu. +Kalemden fermuara kadar hepsi makine! +Aynı saniye içinde aşağı ve yukarı.Read More

Aristo İskender ve Newton

KURAMLAR ÜZERİNE BİR DİYALOG Bugün, varılan bir sonuca ya da aktarılan bir bilgiye yapılacak en büyük iltifat, onun “bilimsel” olduğunu iddia etmektir. Hele-hele işin içine birkaç sayı girerse, bu ünvan tartışılmaz olur. Bu kadar ucuza dağıtılan bu payenin gerçekten kazanılması için gerekli koşullar nelerdir, isterseniz bunu bir inceleyelim. Güney Makedonya’nın bir kırında, büyük bir ağacın gölgesinde iki erkek görünüyor. Yaşlı olanı 40-45 yaşlarında; çarşaf gibi beyaz bir harmaniye sarınmış, sırtını da ağaca yaslamış. Genç olanı 14-15 yaşlarında, daha kısa ve süslü bir beyaz harmanisi, elinde kısa, iki ağızlı bir kılıcı var; ayakta duruyor, ama yerinde durmakta güçlük çekiyor. YaşlıRead More

Kış geldiğinde köpek soğuktan ezilir büzülür perişan bir hale gelir

MEVLÂNA CELÂLEDDİN-İ RÛMÎ SIĞINAKKış geldiğinde köpek soğuktan ezilir , büzülür , perişan bir hale gelir. – Kışa dayanamıyorum artık!.. Sağ olurda yaza erişirsem ; dişimle, tırnağımla çalışıp , çabalayacağım, taştan bir kulübe yapacağım der. Fakat yaz gelip te vücudu ısınıp, kellesi kemiği yerine geldiğinde, ilikleri kızışıp, derisi gerildiğinde           kendini kos kocaman görürü de: – Ev yapayım yapmasına da… ben hangi eve sığarım ki?.. der. İrileşir, ayağını çeker, tembel tembel; karnı tok , sırtı pek , kendine güvenmiş bir halde gölgeye çekilir, aklı: – Bir ev yapmalısın!… dedikçe; – Söyle be yahu!… ben nasıl olurRead More

Elma şekerindeki karınca

ben düşmeden önce düzler tersti bir ruhun bir ruhtan en umulmadık anlarda doğması gibi değildi bu ansızınlık çıkarttı attı kalbim beni köpek gibi tersi ,düzünden daha iyidir belki neden yaptığım ,nasıl yaptığımın yanında hiçbir şey… fakat belki tersi düzünden daha iyiydi ha jonsi? ben düşmeden önce bastığım yerler dönerdi ya da ben sanrılarla yaşardım ne çok şeye aldanır ,budalaca davranırdım sakindi fakat budalalığım son nefesini verirken bile sakin kalabiliyorsa bir ringa balığı işte o mümkünlük kadar mümkündü saflığım… fakat acısı topuk sınırından göz hizasına kadar… bir filmde çocuk böyle vurulmuştu filmde çocuklar böyle vurulduğundan beri dünya gerçeğini şaşırdı düzüRead More