Mutsuz olan birini mutlu etmek

Kimimiz parada ararız mutluluğu, kimimiz sevgilide…
Kimimiz ailemizde, kimimiz ise sağlıkta…

Ama hepsinde bir “arayış” ve “yetinmeme” söz konusudur. Belli bir miktar paramız olduğunda mutlu olacağımızı düşünürüz, o kadar para kazanınca yetmez, daha fazlasını isteriz. Evimiz olur bu kez bahçe içinde bir tane daha isteriz. Araba alırız bu kez rengini yada modelini değiştirmeye çalışırız. Bizi seven birileri olsun diye dua ederiz onu bulduğumuzda da kıymetini bilmeyiz. İnsanoğlu yapısı böyle her zaman daha fazlasını elde etmek için uğraşırız, arada kaybettiklerimizin farkına vardığımızda ise iş işten geçmiş olur.

Aslında düşünüldüğünde mutsuz olmak için o kadar sebep var ki! Dünyada büyüklerin hırsları yüzünden katledilen, minikler var mesela. Çocuğunu korumak için kendini siper eden babanın fotoğrafını mutlaka görmüşsünüzdür. Yada Afrika’da çocuğu yemek için ölmesini bekleyen akbabayı hatırlıyorsunuz değil mi? Her yerde yayınlandı çünkü bu fotoğraf. Ne yapılıyor onlar için? Ne yapıyoruz yada yapabiliyoruz? Çok uzağa gittiysem ülkemize döneyim. (2010) Geçen yıl Malatya’da çocuklara yapılan işkenceyi hatırlayın, kıyamet kopmuştu o zamanlar, günlerce haber bültenlerinde yayınlandı içimizi dağlayan görüntüler, televizyon karşısında ağladık bir çocuğumuz, lanet ettik oradaki insanlara belki de… Peki şimdi oradaki çocuklar ne durumda? Hiçbir yerde herhangi bir bilgi yok. O olaylardan bir süre sonra medyada gitmedi, unutan bir milletiz biz bunu da unuttuk tıpkı unuttuğumuz bir çok şey gibi…

Bunları düşününce mutlu olmak, gülümsemek gelmiyor insanın içinden. Ama sonra düşünüyorum,biliyorum ki bizim halkımız duyarlı, sağ duyulu Malatya‘da ki çocukları hala ziyarete gidiyorlar. Kız çocuklarının okuması için kampanyalar düzenleniyor ve bütün halk destek veriyor bu kampanyalara. Okullar için kampanyalar, kermesler düzenleniyor ve o bölgedeki herkes katılıyor,destekliyor bütün bunları. Sonra Afrika’daki çocuklar için ayrı kampanyalar düzenleniyor. Iraktakiler içinse yapilabilecek olanlar yapılıyor. Pakistan’da ki felaketi hatırlayın. Neler yapıldı o bölgede insanlar için. Yardımlar esirgenmedi. Bunları görünce de mutlu oluyor insan…
Bir arkadaşım birgün “Bana mutluluğu birkaç cümle ile anlatır mısın?” diye sorduğunda hiç düşünmeden arka arkaya sıraladım cümleleri…

Mutluluk: Bir çocuğun gülümsemesidir
Mutluluk: Bir çocuğun kalbini kazanabilmektir
Mutluluk: Bir çocuğu güldürebilmektir
Mutluluk: iyi bir evlat, iyi bir kardeş, iyi bir arkadaş, iyi bir dost ve iyi bir sevgili olabilmektir
Mutluluk: içten söylenebilen “seni seviyorum” dur
Mutluluk: Onu deli gibi severken onunda sizi sevdiğini bilmenizdir
Mutluluk: Onun iyi olduğunu bilmektir
Mutluluk: Size verilen değerdir
Mutluluk: Mars olacağını bile bile tavla oynamaktır. (Babacığım seni çok seviyorum ?)
Mutluluk: Ağlamaktan gözlerin şiştiğinde, seni avutacak birilerinin olmasıdır. (Anneciğim seni çok seviyorum ?)
Mutluluk: Uzakta da olsa seni seven birilerinin olmasıdır.
Mutluluk: Akşam okuldan yada işten eve döndüğünde kapıyı açan ve gününün nasıl geçtiğini soran birilerinin olmasıdır.
Mutluluk: Her şeyden bıkıp hayattan koptuğun anlarda sana güzel günlerini hatırlatan ve asla seni bırakmayan kardeşlere sahip olmaktır.

EN ÖNEMLİSİ MUTLULUK

 Evet benden sevgili olmaz. Çünkü ben şımarığım. Çünkü ben çocuklarla eğlenirim oynarım. Sevgilime çok vakit ayıramadığımı söylerler oysa sabaha kadar telefonla konuşabilirim. Sevgilimle romantizm yaşamaktansa saatlerce gülmeyi tercih ederim. Klasik yemek yerine simit yiyebilirim. Herkes merdivenleri teker teker inerken ben inemem öyle. Sırtına atlarım beraber düşeriz. Ya da öyle çifter çifter atlaya zıplaya inerim işte. Mesela yürüyen merdivenlerden tersten de çıkabilirim. Yemek yarışı da yaparım hatta yemek yerken de gülerim. Fotoğraf çekinebiliriz. Ama ya dil çıkartırım ya da dudaklarımı büzerim. Düzgün bir fotoğrafım yoktur. Sinemadayken kahkaha atarım herkes bana baksa da devam ederim. Öyleyim işte. İçten sade bir hayatım var. Ama en önemlisi mutluyum.

MUTSUZ MUTLULUKLARIM

Hayat her zaman yumuşak yüzünü göstermez insana. Her zaman mutlu olamayız mesela. Her anı tebessüm olmaz dudaklarımızda… Mutluluk; iki dudak arasında, mutluluk; yalnızca soyadımda…
Mutlu olmak için bir çabam da olmadı aslında. Sevdiklerimi mutlu edebilmekti bütün derdim. Huzur verebilmek, güvende hissettirmek birazda. Bencil davranmamak lazımdı, davranmadım da.
Görüyorum ki, mutluluk ta aşk gibi göreceli bir kavrammış. Ötekinin mutluluğu berikinin mutluluğundan başkaymış. İnsanlar farklı şeylere güler farklı şeylere ağlarmış. Mesela benim mutluluğum bulamayacağım bir yere saklanmış, ucundan biraz koklatır sonra hemen kaçarmış. Yağmurlar, sıkıntıyla yağarmış…
Anlıyorsunuz değil mi? mutsuzum, kalbim kırık birazda, nefesim melankoli kokmakta, sevdiklerim yabancılaşmakta, anılarım nefesimle yanmakta. Gece ile gündüzün arasında, yıldızların güneşle vedasıyla, umutsuz bir güvercin edasıyla, mutluluk; kaf dağının ardında, mutluluk; Zümrüt-ü Anka’nın kanadında… Ya mutsuzluk büyüsü var ruhumda. Yada bahtsız bedeviyim sahrada.
Zaman zaman söylerim; insanın isteyipte yapamayacağı bir şey yoktur hayatta. Mutlu olmak ta öyle, önce istemeyi bilmek gerekir, sonra gerçekten istemek… İstiyorum demek; istemek olmasa gerek. İstemek; mücadele etmek,. İstemek; o yönde ilerlemek… Mutsuzum! Sebebi çok açık, mutluluğu yürekten isteyememek…
Muzsuzluktan hoşlandığımı söylemiyorum tabi ki. Kabus dolu yarım uykular, benim de hoşuma gitmiyor. Donuk yüzde gizli gözyaşlarını da sevmiyorum. Her şarkıda bir anı canlandırmaktan, her film karesinde bir sahneye bar olmaktan da sıkılıyorum… Üzülüyorum da. Yorgunum çokça. Dayanmak, katlanmak zor da olsa, mutsuzluktan geçen bir yol seçiyorum sonuçta…
Ne zaman mutluluk gibi bir seçeneğim olsa mesela; sevdiklerimin mutsuzluğu katalizör olmakta. Ne kadar acımasız bir ikilem, ne kadar insanca. Galiba bütün mesele biraz insan olmakta… Ben olamıyorum, yapamıyorum. Bir başkasını mutsuz etmek pahasına mutluluğu seçemiyorum. onun mutluluğundan güç alıyor, onun mutluluğunda huzur arıyorum.
Mesele şu ki; artık onunda mutlu olduğuna inanmıyorum. Mutsuzum, mutsuz olduğunu düşünüyorum… Öyleyse bunca seçimler, seçebilmeler ne içindi? Eğer mutluluğu, mutluluğunu seçmediysek; biz neyi seçmiştik seninle? Mutsuzluğunun benimle bir ilgisi olmadığını düşünsek bile, biz neyi seçmiştik seninle?
İlk kez yanılıyorum belki de. Belki de mutlusun, ben kuruyorum zihnimde… O halde sorun yok. Mutlusun, her şey yolunda…
Hikayemin başında, hikayemin sonunda; mutluysan her şey yolunda…Selçuk Mutlu
Ceylan Ertam Simit Mimit

İlgili Bağlantılar:
Eğer gerçekten istersek, mutlu olmak için gerekli olan gücü kendi içimizde bulabiliriz
Eğlence: mutlu sakızlar

Kaynaklar:
http://orig13.deviantart.net/60b1/f/2007/212/2/d/t_03_by_d4d1.jpg
http://www.turkiyeelektronikcileri.org/forum/archive/index.php/t-15006.html
http://stonedoll.blogcu.com/en-onemlisi-mutluluk/16734065
Şiir/Metin: http://www.antoloji.com/mutsuz-mutluluklarim-hayatin-icinden-bir-anlatim-siiri/
Video: https://youtu.be/1-uqw2UXDzI

About

View all posts by

Bir Cevap Yazın